İki aya yakın süredir Aylin Nazlıaka’nın ismi
etrafında dönen, bir CHP’li vekilin, meclis odasındaki Atatürk resmini indirmesi hatta çöpe atması
vakası CHP tarihinin utanç listesinde 1 numara olma yolunda. Rivayete göre Neo-Mevlana vekilimiz eylemini
gerçekleştirirken “yeni şeyler söylemek
lazım” demiş.
Haklıdır, Yeni Türkiye’nin, yeni-yapıcı muhalefetinin
yeni vekiline eski şeyler yakışmaz.
Eski olan, sadece
Atatürk değil, kurucusu olduğu laik üniter bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Sayın Vekile önce basit kitabi bilgi;
Üniter devlet, tek bir ülke üzerinde,
tek bir milletin, tek bir egemenliğe ve hukuka tâbi olduğu devlet şeklidir. Milleti teşkil eden insanların millet
unsurunu oluşturmalarında din, dil, etnik grup vb. bakımlardan ayrım yapılamaz.
Üniter devlette “toplumlar veya
“cemaatler” temelinde egemenlik yetkilerinin kullanılmasında farklılık
yaratılamaz.
Sayın
Vekil Türkiye’de tek bir milletin, “Türk milletinin” olduğunu söylemenin çok
faşistçe olduğunu düşünüyor. Türk milleti tanımındaki Türklüğün, baskın etnik
grubun adı olduğunu ve diğer etnik kökenlerin
asimilasyonu için kullanıldığına inanıyor.
Atatürk
milliyetçiliğini ırkçı kafatasçı bularak ağzına dahi almıyor.
Adına
Türkiye denmesini dahi sorunlu bulduğu bu toprak parçasında “öbek öbek halkların” olduğunu savunuyor ve bunların
kardeşçe yaşaması temennisi için sık sık “Yaşasın Halkların Kardeşliği” diye
haykırıyor.
Halkların
kardeşliğinin asıl teminatının Türkiye
Cumhuriyeti’nin vatandaşlığında birleşmek, hep birlikte “Türk milleti olabilmek
” olduğu fikri, kendisine yıldızlar kadar uzaktır.
Ülkesi,
milleti, egemenliği ve hukuku ile “faşist tekçi zihniyete” karşı olan aslan
sosyaldemokrat vekilim, doğal olarak çokluğu istemektedir. Çok uluslu, çok
dilli, çok meclisli, çok hukuklu olunca özgürlükçü demokrasinin
gerçekleşeceğine iman etmiş durumda. (Burada bir atasözümüz aklıma geliyor ama…
neyse)
Çoklu
(ortak) vatana da itirazı yok, özerklik, federasyon, konfederasyon hepsi uyar,
yeter ki şu demode ulus devlet olmasın!
Sayın
Vekil Avrupa Birliği’ndeki yerel yönetim özerklik uygulamalarının demokrasisi
ve ekonomisi son derece güçlü olan İspanya, İtalya gibi ülkelerde dahi
ayrılıkçılığı körüklediğini, Avrupa’da birkaç devletin haricindeki devletlerin
“Site-devletler” haline geldiğini görüyor mu? Üç-beş milyonluk güçsüz
Site-devletlerin sonuçta Avrupa Birliği’ni Almanya-Fransa İmparatorluğu’na
dönüştürmesi hakkında ne düşünüyor ki; kayıtsız şartsız A.B. Yerel Yönetimler
Özerklik Şartını aynen kabul edeceğiz, hiçbir çekincemiz olmayacak diyor?
Sayın
Vekil, “laiklik tehlikede değildir” diyen başkanı gibi düşündüğünden AKP’nin
laiklik karşıtı tüm uygulamalarına karşı ağzını açmıyor. Kendi partisindeki
laikliği savunan insanları, partisinin oy artırmamasının sorumlusu olarak görüp
“laikçi” diye aşağılıyor. Ortadoğu’ya Dünya’nın bakışının değiştiğini, “ılımlı
İslam” projesinin alaşağı olduğunu görmüyor. CHP’nin boşalttığı alanı
Ortadoğu’nun laik güçleri olarak PKK-JPG’nin
peşmerge kıyafetli kadın militanlarının Fransız moda dergilerinin
kapaklarındaki resimleri dolduruyor.
AKP’nin Cemevlerini koçbaşı yaparak kırmayı düşündüğü
Devrim Yasası; Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması Kanunu’nu kaldırma girişimine
Sayın Vekil destek verecektir. Cemevlerinde kurulan masaların altına verdiği
vekillik koltuğunun diyeti, dedelere maaş, bedava elektrik-su olacaktır. Bu
arada bin türlü irtica yuvası da açılmış
olacakmış, ne gam! Maksat özgürlükçü demokrasi.
CHP’nin
göbek adı Anadolu ve Rumeli Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti’dir. Yani Haklarımızın
Savunulması. Kimin hakları? Türk
milletinin hakları.
Tayyip
Erdoğan’ın açıkça “rejim değişikliği masası” olarak kurduğu yeni anayasa
masasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesini, Türk milletinin haklarını
bu vekil mi savunacak?
Gelelim
asıl meseleye. Resmin çöpe atılması olayını duyduğumuzda her birimizin aklından
bunu yapabileceğini düşündüğümüz kaç isim geçti?
Bu
vekil sadece Necati Yılmaz mıdır?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder